Hani hasretler yaşanırya Hiç bitmeyen Hani uzun yollar olurya Sonu gelmeyen Hani yuce dağlarda kar olurya Hiç erimeyen İşte ben seni öyle seviyor Ve öyle özlüyorum... Belki bir hasret gibi içimdesin Sonu gelmez yollar gibi uzaktasın Yüce dağlardaki karlar gibi erişilmezsin Ama ben seni yine de seviyorum Ve öyle özlüyorum.. Hani aklına gelir de Derin bir of çekersin ya Hani anıları hatırlar da İçine tarifsiz bir burukluk çöker ya İşte ben seni öyle seviyor ve öyle özlüyorum.. İşte ben seni böyle özlüyor ve böyle seviyorum
BIL KI SEVMEKTEN VAZGEÇMEDIM SENI, BIL KI SENINLE BIRLIKTE, SEVDANI DA TASIYACAGIM YÜREGIMDE, BIL KI; SENI ASLA UNUTMAYACAGIM
Sıkı Tut Yüreğini
Düşmek; bazen bir daha kalkamamaktır. Bazende, daha iyi kalkmak toparlanmak, eskisinden daha diri olmamaktır ruh için.Elbet beden düşecek toprağa tıpkı bir yaprak gibi.
Bir kıvılcım gibi söner bedenler.Elbet bedenler toprak olur. Ya düşen yürekse ve ruhumuzsa ne olur?
Yaşamın pırıltılarında esir ettiğimiz sımsıkı tutamadığımız yüreğim ne olur,ah yürekler ne olur?
Tutabilmek hayatı ve tutunabilmek biryerlere,birşeylerin ucunda olsa... Sımsıkı tut yüreğini ki tutundum diyebildiğin birşeyin olsun. Her insanın en çok aşina olduğu kadar bir o kadar uzak olduğu menzil değilmidir yüreğimiz ?
Ne kadar ara verirse versin insan. birşeye ara vermemeli yüreğine onu hep sıkıca tutmalı ve tutunacak bir yer bir liman aradığında içinde bulmalı onu, coşturmalı değil mi çağlayanları? Açtırmalı tüm lalelezarları yüreğinde. Sıkı tut yüreğini hem de sımkısı kaçmasın .
Niye sıkılıyoruz ki ? Neden hezeyanlar neden yüreğimizde med-cezirler ? Galiba tutamıyoruz/tutunamıyoruz, hiç bitmiyor yürek fırtınasıda ondan. Ne ümitler saklıyorum içimde ve de son nefese kadar saklayacağım ben.
Ümit o ki; hiçbir çile ve zorluk ruhu yıpratmasın, yolundan alıkoymasın.
Bedenimiz elbet eskir, pörsür. ya ümitlerimiz hayallerimiz ve tabi ki sıkı sıkı sardığımız, sarıldığımız yüreğimiz?
Sıkı tut yüreğini; Çık onunla çimenler üzerine. Katıl sende hayallerindeki mavi turlara Savaş Don-Kişotlar gibi yeldeğirmenleriyle Dal seyrine sevgilinin gözlerinde maviyle tüllenen enginlere... Koş işte yüreğinle tut ellerinden, yürüt onu çocuklar gibi... Seherlerle uyan, yalvar Allah``a en güzel esmalarla ve içten dualarla. ilahi mesajlarla açılsın kalp barajların. Potansiyele dönüşsün içindeki tutkuların, arzuların... Dostlarla ol,dost ol herkese ve herşeye. Sevgiliyle ve en sevgiliyle muhabbetler et. Yüreğinin çare-i yeganesine hem dem ol. Mideni düşündüğün kadar onu da düşün, besle büyüt en lahuti manalarla.
Yorgunluk ,dermansızlık belirir çok zaman.Düşünemez insan, farkedemez neyi kaybettiğini ve kaybederken neleri yitirdiğini...
Ruhu sıkı tutmalı ki, düşmesin! Mühim olan o çünkü... Ve bir papatyanın düşen yaprakları sana ; düştüm,düşmedim der gibi : Ben seni tutuyorum düşmeyesin diye, sönmez ümitler dolduruyorum içine… Pörsümez sevinçler, dipdiri hayallerle...
Nede olsa benim yüreğimsin yine de söküp atamam seni! Sıkıca tutarım düşürmem seni bir daha söz... Biliyorsun ben sensiz asla yapamam.
Sımsıkı tut yüreğini ki; düŞmesin !
Ve sımsıkı sar ki onu; fazla üşümesin...
Korkuyorum
Karanlık çökmeye başladı yine..Heryer simsiyah oldu.Sen yoksun.KORKUYORUM! Sen olsaydın dağıtırdın tüm karanlığı,her yeri ışıkla donatırdın. Sonra alırdın beni koynuna ve en güzel aşk hikayelerimizi,hayallerimizi anlatırdın. Hani en çok uykuda beni izlemeyi severdin ya!Yine izlerdin.. Ama yoksun işte!Çok uzaktasın!Uzanamayacağım,yetişemeyeceğim kadar uzaktasın. Ve ben KORKUYORUM! Oysa ben senleyken korku nedir bilmezdim.Ben senleyken acı nedir bilmezdim. Gidişin öyle bir yaktıki kalbimi,yokluğun öyle bir acıttıki içim,korkuyu da öğrendim,acıyı da. İçimi acıtan gidişin değil biliyormusun?Asıl içimi acıtan sevgimi hiç hakedememiş olman. İşte bu çok acı.. Keşke benim sevgimi hakedebilmiş olsaydın.O zaman inan seni kendi ellerimle bile gönderebilirdim.. ``Ayrılıklar da sevdaya dair``demişler. Doğru!Ama ayrılıklar sevdaya dair,kaçışlar değil! Sen benden bir suçlu gibi kaçtın,geriye bir kere olsun bakmadın! Her şeyi,tüm yaşananları hiçe saydın. Bu kadar basit olmamalıydı sevdan.Bu kadar bencil olmamalıydın.. Keşke biraz daha sevebilseydin,keşke beni herşeyin yapabilseydin,keşke bu kadar korkak olmasaydın. Ama hayat keşkelerle olmuyo işte. Ve bana yine tek söz kalıyor;mutsuzum ve hala çok KORKU
Kalbime Gömerim O Zaman
Bebegim gene sensiz bir gün doğarken,duygularım Irmaklar gibi çağlasada.Duygularıma dem vurur sineme çekerim.Gemilerim denizlerinde kızıl mehtaplara yelken acarken dalgalansa da,gözlerin gözlerimde canlanır pusulam olur sana yelken açarım. Yangın yerleri arasında sevdamızı ararken göz yaşlarım sensizliğim olur. Dilimden dökülen hecelerim içimdeki aşkla kelimelere dökülür, sana özlemlerim olur. Sensiz çırpınmalarımda gecelerin yorgunluğu üzerime çökse de, nöbetçi gardiyanlar uykusuz gecelerimi tutar. Sensiz tuttuğum her gül dalından soluyor, gittiğin yollara döşediğim her güle intihar gülleri diyorum artık bebeğim. Artık hüzün kokan şiirlerimi, her kelimede acını hissetmeyi sevmiyorum .Ardı ardına gizlenmiş göz yaşlarım içimde zehir olup yüreğimi çürütse de gül kurusu dudakların hep aklıma geliyor. Sen; aşk diyarımın kraliçesi, kıyamet gününde cennetimin gönül prensesi, cehennemlerimde ruhumu kırbaçlayan acı meleğimsin. Dağların doruğuna kadar ulaşsa da özlemlerim, engin tepelerde saçlarının arasından süzülen ışık hüzmesi gözlerime perde çekse de, karlı tepelerin yamaçlarından esen rüzgarlarda süzülen eteğinin kıvrımları gölgelerim olur. Düşlerimde hayallerim olur seni isterim, geçmişin yarası geleceğimde dermanım olmanı arzulardım. Yüreğime sensizliği kelepçelediğin gibi yüreğimin anahtarı olmanı isterim bebeğim. Ellerini alma benden mecnunun olurum, bendenim kölen, yüreğim senin için yanar kül olur. Katran karası gecelerime senli pembe düşler yüklerim, içindeki benli sevdayı uyutursun. Sevdim seni sevmiyorsun, cennet olsan cehennemimsin sevgilim hayatımın ışıklarını aydınlat desem umursamazsın. Sensiz dinliyorum şarkılarımı, sensizliğimde sen oluyor, ben sadece susuyorum, seni görmeyen gözlerimle karalıyorum. En güzel anılarımızı yüreğimde saklıyorum, senli kuyulara dilek tutup taş atıyorum, beni zülüm denizlerine atma. Haykırmak istiyorum, dudaklarım aralansa da içimden acılarımı elek elek eliyorum. Seni çok özledim. Gittiğin zamandan beri gönlümde mahkemeler kurup kendimi cezaya çarptırıyorum. Haykırışlarım acırcasına duvarları tırmalasa da, tuzlu göz yaşlarımla yaralarımı deşiyorum. Kadınım durmadan seni sayıklıyorum, bitmez dinmez sönmez acılarım. Beni denizlerinde boğma. Yakma ateşlerinde, bitirme sevdamızı,yarınlarımıza çizgi çekme, sensiz bembeyaz güllerimiz kan kırmızısı oldu. Dudaklarımda kelimeler titrese de içimi titretse de sevdan... Sevgini kalbimden silmeyeceğim. İstesen de kimleyim nerdeyim bilemeyeceksin. Yüreğimdeki acıları sıra sıra vagonlara yükledim.Sen bilmeyeceksin... Sana her baharında mutluluklar dilerim... Gönlün acılara düşmesin.. Mutluluklar... Mutluluklar..
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki... YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...
biliyorum çok gıcık bir soru ama adada yanlız başınıza olsanız yanınıza ne alırdınız(bir tane) sorusunun cevabını ne verirdiniz. çok konik şeyler çıkacağını düşündüğüm için bu anketi yapıyorum.
Bu kaçıncı gece hasretinle yandığım Kaçıncı gece yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla? Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla Bosnalı kadınlar duydu feryadımı. Sen, sen duymadın mı can?
Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak? Benden uzak o iklimlerin, Benden uzak o şehrin, Kahrolası o kalabalıkların Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana, Benim kadar hasret çekti mi Kahrolası o şehrin semaları, Benim kadar yandı mı? Ne vardı can? Ne vardı uzak iklimlerde açacak?
Ne vardı Kendimizi bu kadar kahredecek? Kara trenler umut olmamalıydı, uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar. Dünya, bir tek nokta olmalıydı can... Bir tek noktada doğmalıydık. Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar, Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim, Sen, hep hasret şiirleri okumamalı. Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda Geceler boyu hergün göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.
Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu Boğuyor karanlıklar can... Mesafeler kurşun oldu amansız, Feryadıma şahit oldu yıldızlar Can... Can... Hasretin ağır bir yük omuzlarımda. Ben çekmekten usandım, sen usanmadın mı?
Bildim, bitmeyecek bu hasret! Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz. Hangimiz gelsek diğerinin yanına, Kuruyup, kaybolacağız. Ben, kıraç topraklara döndüm can, Ben, kurumuş dereler gibiyim. Issız mağaralarda kaldı umudum. Belli bu sevda kahredecek bizi, Unut be can...
Unut bu sonu gelmez sevdamızı... bırak yeni güneşler doğsun semalarında bulutlar gizlemesin yıldızlarını yeniden başlasın herşey yeniden doğ bensiz şafaklarda. Unut can, unut senin için yazdığım sevda şiirlerini. De ki; bir rüya idi bitti. De ki; bir hayaldi, solgun aynalarda yansıyan. De ki; bir romandı, sonu koskoca bir hiçle biten. Unut beni can, Unut vakit varken...
Bırak hasretin bana kalsın. Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm. Ben yine her gece saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda. Gözlerimde takılı kalsın hayalin. Sen unut can, sen unut! Kahredersem, Milyon kere kahrolayım!